‘İNSAN OLURKEN’: İNSAN VE DİL İLİŞKİSİ

Dilin Gücü, Nermi Uygur tarafından 1962 yılında yayımlanmış birçok denemeden oluşan bir eserdir. Yazar bu eserini, ‘Filozof denemeci gibi çalışırsa başarıya ulaşır’ sözüyle yola çıkarak yazmıştır. Uygur’un felsefeci kimliği eserdeki görüşlerini de açıkça etkilemiştir bu yüzden verdiği eserlerde felsefi bir yaklaşım ağırlıkla görülür. Özellikle ‘İnsan Olurken’ bölümünde, insanın var oluş koşulunun dil olmasını vurgulayarak tarih…

Tarih Romanlarında Kimlik Arayışı: Badem Ağacı ve Küçük Ağa

Bugün, Michelle Cohen Corasanti tarafından yazılan Badem Ağacı romanı ile Tarık Buğra’nın Küçük Ağa romanlarını kimlik ve ulus sorunu konu başlığında analiz edip karşılaştıracağım. Küçük Ağa romanında, birkaç kişi önderliğinde halkın kollektif mücadelesi yer alırken Badem Ağacı romanında ise ana karakter 8 yaşındaki Ahmet’in var olma ve kendisinden büyük biçilen ayakkabılara sığma çabasını ve bu…

İNSAN ÖZÜ İTİBARİYLE KÖTÜ MÜ?

İnsan doğası tartışmalı bir konudur. Bazıları bizim kötü ya da iyi doğduğumuza inanırken, bazıları kişiliğimizi çevreden etkilenerek geliştirdiğimize inanır. Ben ise her iyinin içinde kötülük ve her kötülüğün içinde iyilik olduğuna inanıyorum. Hepimizin ismini çokça duyduğumuz, 1954 tarihinde Golding tarafından yazılan Sineklerin Tanrısı, iyi ve kötünün etik ikilemini kapsar. Golding, ikilemi ilginç bir şekilde değerlendiriyor…

Ga​briel García Márquez Tarafından Yazılan ‘Kı​rmızı Pazartesi’ Romanında Din Olgusunun Yeri

Bu haftaki yazımda okuduğum kitaplar arasında beni çok etkileyen bir eserden bahsetmek istiyorum. Kırmızı Pazartesi romanındaki din olgusunun analizini yaptığım yazımı iki bölüm halinde sizlerle paylaşacağım. Gabriel García Márquez tarafından 1981 yılında yazılan ‘Kırmızı Pazartesi’ romanı, ana ​karakteri Santiago Nasar isimli, babası Müslüman olan, Kolombiya’nın küçük bir kasabasının s​akininin, tüm kasaba halkı tarafından gerçekleştirileceği bilinen cinayetini…

KEŞANLI ALİ DESTANI Anadolu’da Bir Kahraman

Haldun Taner tarafından yazılan Keşanlı Ali Destanı adlı oyun, Türkiye’nin epik tiyatro türünde verilmiş ilk örneklerindendir. 1964 yılında Karaca Tiyatrosu’nda bu oyun ilk defa tiyatroya çevrilmiştir ve daha sonra ise Atıf Yılmaz tarafından Fikret Hakan’ın başrolünde yer aldığı filme uyarlanmıştır. Oyun, Sineklidağ halkından Ali isimli korkak birinin, halk tarafından belalı olarak görülen Çamur İhsan’ı öldürdüğü…

TEK HİKAYENİN TEHLİKESİ

TED konuşmaları hem ülkemizde hem de yurt dışında oldukça yoğun bir taleple izlenen ilham verici, nasihat verici nitelikteki konuşmalardır. Geçenlerde internette gezinirken etkileyici bir TED konuşmasına denk geldim. Benim karşılaştığım konuşmada ​genelde kurgusal olmayan kısa hikayeler yazan Chimamanda Ngozi Adichie isimli Nijeryalı kadın bir yazara aitti. Konuşmasına “Tek Hikayenin Tehlikesi” teması hakimdi, yanı kısaca insanların tek…

HOLLYWOOD DEVRİ KAPANDI MI?

Hollywood film devrinin başlangıcından beri sinema endüstrisinin başını çekiyordu. Hollywood’da ilk film setinin kurulması 1911’e dayanıyor. Hollywood’un başlangıç noktası ise ilginç bir hikaye… Thomas Edison’un 1000’i aşkın ürün üzerinde patentinin olması ve özellikle bu ürünlerin teknoloji alanında yoğunlaşması, Edison’un film endüstrisinin ilerleyişinde de söz hakkına sahip olduğu anlamına geliyor. Mesela film kameralarının ilk versiyonları gibi…